Yogayla Hayata Bakış

Yoga Yorum Ekle

İnsanın içine yaptığı yolculuk ne pahalıdır, ne zorlu, ne de bilinmez. İnsan içine döndükçe mutlu olur. İnsan içini ve kendi benliğini buldukça tam olur. Son yoga dersim ve beni ağlatan meditasyonu, biraz daha yakınlaştırdı beni kendime…Cevaplar yakın, cevaplar elimin altında… Cevaplar ancak biz almak istediğimizde orada… Görmemek, umursamamak, kenara atmak o kadar kolay ki…İçine dönmek, kendini aramak cesaret istiyor, olgunluk istiyor, zamanın gelmiş olmasını gerektiriyor. Belirli bir yere kadar açılmışsa, beynin ve zihnin bazen yetmiyor, bazen tümüyle açılmışsa da yetmiyor çünkü bazen henüz zamanı gelmemiş oluyor, henüz senin için ağır olabiliyor. Herkesin hayatta öğreticisi var, bu bazen yaşanan acılar oluyor, bazen elindeki varlıklar, bazen hastalıklar, bazen bir kişi, bazen bir şey… Bu kez benimki yoga ve Şeyma hocam…Son dönemde yaşadıklarımı özetleyen şeylerse şöyle:

 

Yoga ook goed voor sceptici1 300x218 Yogayla Hayata Bakış

Hilal:

Şeyma hocam,

Her dersinizde kendimle ilgili yeni bir şey keşfediyorum, farkındalığım artıyor. Dersten sonra nefesimin ne kadar değiştiğini hissediyorum, sanki daha önce nefes almıyormuşum gibi geliyor.

 Bugünkü ders üzerine çok şey düşündüm… Kendi hapishanelerimiz geldi aklıma, kendimize koyduğumuz sınırlarımız, gerçek arzu ve isteklerimizi unutuşumuz, aslında kendimizi kaybedişimiz… İnsan tekrar kendiyle karşılaştığında fazlasıyla tam hissediyor. Tam hissetmek için başkasını aramak ne kadar yanlış. 

 Şeyma:

Çok güzel bunları duymak senden icon smile Yogayla Hayata Bakış

Hepimiz yola devam…

Sana sevgili hocalarımdan, muhteşem bir yoga anlayışı ve derinliği olan Godfrey Deveraux’nun bir yazısının linkini gönderiyorum aşağıda. Neden yoga yapıyoruz sorusuna harika bir açıklama getirmiş:

Godfrey Devereux

Bence buna bir açıklık getirmekte yarar var. Aslında beden içindeki her bir hücrenin gelişmeye ve büyümeye karşı bir ihtiyaçı vardır. Hepimizin sezgisel olarak büyümeye ve olgunlaşmaya karşı bir dürtüsü vardır.

İçimizde sınırlanmış ve bastırılmış hissettiğimiz zaman kendimizi mutsuz hissederiz. Her insanın içinde daha tam ve özgür olma isteği vardır.

Belki ne olduğumuzu ve kim olduğumuzu tam bilmiyoruz. Belki kendimizi içimizde bastırılmış, karmaşık, tatminsiz hissediyoruz. Ama bu hisler bizi daha tam olmamız için bir yola doğru sürükleyebilir. Buna nasıl cevap veriyoruz ?

Kendi içimizde bir cevap bulabiliriz. Hayat bilinç, akıl, ve duyarlılığa bağlı. Bu akıldan faydalanmak için onun dilini öğrenmemiz ve anlamamız gerekiyor. Zeka ile direk bilinçli, metodolojik bir şekilde ilişkiye girmemiz gerekiyor. Yoganın anahtarı hissetmekte yatıyor. Hissetmek bizi zihne karşı koruyabilir. Zihin ile yakınlaşmamız gerekiyor. Ve hissetmek bu ilişkinin anahtarını ve özünü oluşturuyor.

Yoga yaparken hissetmek ile bir ilişki kuruyoruz. Amacı kim olduğumuz ve ne olduğumuz ile yakınlaşmak. Beden, zihin ve ruh bir bütünlük içindeler. Ve bu bütünlüğü deneyimlemek, keşfetmek, anlamak ve onurlandırmak yoga aracılığı ile mümkün olabiliyor. Bu bütünlük içinde ikilik kavramları yok olmaya başlıyor.

Hassasiyet ve duyarlılığı davet ediyoruz. Ve var olan bütünlüğümüze yeniden erişmeye başlıyoruz.

Beden an be an his üretiyor. Bir his hissettiğin zaman artık biliyorsun ki gerçek bir şey ile meşgulsün. Bu şey şimdide oluşuyor, bu şey şimdide burada mevcut. Yoganın beden ve zihin zekâsına erişmekten başka bir gündemi yok. Olan ne varsa yogayı gerçek kılıyor.

Çoğu zaman yüzümüze bir tebessüm ifadesi getiriyoruz. Gülümsememiz gerekmediği halde, bazen yalan söylemek için gülümsüyoruz. Sosyal olarak yalan söylemeye teşvik ediliyoruz. Dürüst olmamaya alışkanlık olarak şartlandırılıyoruz. Duyarlı ve dürüst müyüz araştırmasına yoga aracılığı ile girmeye başlıyoruz. Araştırma içinde doğal olarak daha dürüst olmaya başlayacağız. Hayatın özünde yatan dürüstlük. (Yalan söylediğimin dürüstlüğü mesela)

Bedenimize bedenimizi onurlandırarak yaklaşmamız gerekiyor.

Bedenimiz, hayatımızın bir ifadesi ve aynası ve hareket etmeye programlanmış. Hareket eylemin temelini oluşturuyor. Sabitlik hareketsizlik demek değildir. Hayat ölüm demek değildir. Hayat ölüm üzerine inşa olmuştur o başka. Sabitlik öldüğün zaman gerçekleşir. Hareket sabitliğe açılan bir kapı aralığı, bir giriş. Hareket vasıtası ile hisler üretiyoruz ve hareket sayesinde hislerimiz ile samimileşiyoruz. Bedenin zekasını onurlandırdıkça aslında hayatı onurlandırıyoruz. Sabitlik sessizliktir. Ve yoga yaptıkça olan ne varsa daha rahat olmaya başlıyoruz. Ve böylece daha özgür ve tam bireyler olmaya başlıyoruz.

Şimdi anlıyorum neden yoganın bu kadar iyi geldiğini bana, neden bedensel bir egzersizin beni bu kadar değiştirdiğini…

Zeynep Aksoy:

Örnek olarak ilk yoga dersinden hissettiğiniz stres azalması büyük bir ihtimalle uzun sürmez, yine 1 gün içinde tekrar eski düşünce huyları yüzünden stres geri gelir. Ancak zamanla yoga yaparak kişinin düşünce şekilleri de değişebilir. Örneğin, ‘ Herkesi mutlu etmeliyim yoksa sevilen bir insan olamam’ tarzından, hayatı derinden idare eden eski bir düşünce biçimi eriyip gidince, kişi büyük bir özgürlüğe kavuşur. Hayat hafifler. Bu şekilde kişi suçlama ve pişmanlık, kıskançlık ve nefretten uzak her şeyden zevk ala ala hayata sarılabilir. Bunlar herhangi bir inanç ya da zor ile gerçekleşemez. Yani bu sonuçlar doğal olarak uygulamanın sonunda kişide meydana çıkar.

13 Aralık 2012


Etiketler:, , , ,


Yorum Bırak