Her şey ve Herkes

Hayat Yorum Yok »

Bazen etrafın her ne kadar toz pembe olsa da, senin gördüğün aynı olmayabilir. Bazen mutlu edersin kendini sebep yokken, bazen de mutsuz. Mutsuz etmek hep daha kolay…Korkular yenmeye daha müsait benliğin özünü…

Düşünceler geçiyor aklımdan birbir, karmakarışık.

Mutluyum çok, çok güzel dostlarım oldu. Kendim olabildiğim, dedikodu yapabildiğim, her halimle beni seveceklerini bildiğim, beraber hissettiğim dostlarım…

yazmak istemiyorum.

Kızgınım, bazen mutsuz, hissiz değilim ama heyecansız, bir gün başka bir şey denemekten korkak, fazla duygusalım bazen, bazen benim işte, olduğum gibiyim, olduğum gibi sevilmeyi isteyen bir ben’im.Ben.

Karar Verdim

Hayat Yorum Yok »

Bugün itibariyle genç kalacağım. Neyse beni yaşlatan ve söndüren, uzaklaşıp, kenara atacağım onları. Neyse içimden gelen, onu yapacağım. Kim ne der umursamayacağım. 15 yaşımda nasıl umursamıyorsan hayatın zorluklarını ve acılarını aynı şekilde umursamayacağım. Sorumluluklar omzuma binip yük olamayacaklar artık. Sorumluluklar yaşımı büyütemeyecek. Artık yaşımdan büyük değil küçük göstereceğim….

Umrumda değil…

Deli deli dans eder, paraşütle atar, çığlıklar atar, bağırarak güler ‘im ben…

Ben o içimdeki genç insanla yeniden buluşmaya gidiyorum…NE buluşmaya gitmesi be, buluştum ve onu bırakmıyorum

 

Meditasyon…

Hayat, Yoga Yorum Yok »

Zeynep, pastoral vadide ağaçların enerjisini hissetme meditasyonu yaptırdı. Dedi ki, gidip ağaçların etrafınızın enerjisini hissedin. Gittim bende, kalbimin ne istediğini düşünerek yürüdüm… Yavaşça…Çiftliği bir gün önce bolca gezmiş olmamıza rağmen, görmediğim ne kadar çok şey olduğunu farkettim. Bir sürü güzellikle doluydu ancak yavaşlayınca görebildim hepsini. Yavaşlayınca hissettim hepsini…

green tree 300x187 Meditasyon...Küçük bir kaplumbağa geçti önümden, bir dalı korumaya almıştı birileri, gördüğümün dışında bir çok bahçe vardı üzerlerinde isimler yazan…Benimle aynı frekanstaki ağacı aradım ve sonunda gördüm. Sarıldım ona, yanağımı bir dala uzattım ve regl olup hamile olmadığımı anladığımı ve nasıl yıkıldığımı anlattım ona, sözlerle değil ama hislerle…Ağladım kucağında, ana kucağı gibiydi, ne kadar ihtiyacım vardı anne sıcaklığına…Anlatamadığım hisleri içimden atmaya…

Dedim ki, neden olmuyor? Neden bir çocuk dünyaya getiremiyoruz. Aşkımızın meyvesi neden olmuyor.

Döndü ve konuştu benimle, tam altında ona sarılırken…

“Ben yalnızca 1 ay meyve verebiliyorum, her şeyin zamanı var, senin de zamanın gelecek” dedi.

Ona hak verdim, ağladım, hüznümü gömdüm toprağa ve geri döndüm yoga salonuna içimde cevabı bulmuş olmanın verdiği huzurla…

Etiketler:, , , , , , , ,

Zeynep Çelen ile Pastoral Vadi Yoga Kampı

Hayat, Yoga Yorum Yok »

14-18 ağustos arasında muazzam bir yoga kampı deneyimi yaşadım. Muhteşem insanlarla tanıştım, o kadar ki Zeynep hoca bile, birbiriyle bu kadar rahat kalabilen başka bir grup görmemiştim dedi icon smile Zeynep Çelen ile Pastoral Vadi Yoga Kampı Zaten daha gider gitmez, Eda, Derya, Karen, Gülhan, Tuğrul ile muhabbet etmeye başladık ve bırakın muhabbet etmeyi kahkahalar atıyorduk icon smile Zeynep Çelen ile Pastoral Vadi Yoga Kampı

Enerjisi çok yüksek bir grup vardı ve Zeynep hocanın içtenliği de gruba yansıdı. Herkes göründüğü gibiydi…Tam anlamıyla. İlk defa kendimi bu kadar yakın hissettim birilerine… Benim düşündüğümü düşünüyor, benim istediklerimi istiyor, onlarda arıyorlardı.

Zeynep son derste; “bakın, görün birbirinizi, karşınızdakinde gördüğünüz ışık sizin de ışığınız, başkasında kendinizi görüyorsunuz” dedi. Aynen öyleydi hislerim sanki. Aklımdan, kalbimden ne geçiyorsa ya birinin ağzından ya Zeynep’in ağzından bir ses olarak çıkıyordu.Biri karşılık veriyor, başkası demek istediğimi daha iyi söylüyor, öbürü ne hissetmem gerektiğini söylüyordu, gerçekte ne istediğimi…Birbirlerinde kendilerini arayan ve bulan küçük bir gruptuk biz. Kalkmak ve gitmek istemedik o son yaptığımız çemberden, enerjisi bizi odanın ortasına mıhlamıştı. Paylaşmak hepimizi zenginleştirdi.

Ve ben yalnızlığımın sesini o kadar az duydum ki orada, gerçekte neye ihtiyacım olduğunu çok daha iyi anladım. İçimde yeni bir dönem başlıyor, değişim kaçınılmaz, hissetmek hep var artık, yepyeni dostlarım olacak ve ben içimde bulduğum bu güzel yeri kaybetmeyeceğim.

Hepinize tekrar tekrar teşekkürler.

Namaste.

H.

Etiketler:, ,

Sonsuzluk…

Genel, Hayat, Yoga Yorum Yok »

Yoga ve tanık olmak…Aramak boşuna galiba, bir anlamı yok nasıl olsa… Sonunun ne olduğunu bilen yok hem. Tanık olmak ise sadece acılarını azaltıyor. Dönüp kendine bakıyorsun yalnızca…

Adiyat Suresi – 100. Sure

Hayat, Kitap Yorum Yok »

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla.

Yemin olsun soluyuşlarıyla ses çıkararak koşanlara / nefes nefese saldıranlara.

Çakıp çakıp ateş çıkaranlara,

Sabahleyin akın edenlere/baskın yapıp toprak fethedenlere,

Derken, onunla toz duman çıkaranlara,

Derken, onunla bir topluluğun ortasına dalanlara ki,

İnsan, Rabbine karşı gerçekten çok nankördür!

Ve kendisi de buna iyiden iyiye tanıktır.

O, mal ve servet arzusu yüzünden alabildiğine katıdır.

Bilmez mi ki o, kabirler içindekiler dışarı fırlatıldığında,

Göğüslerin içindekiler derlenip toplandığında,

Hiç kuşkusuz , o gün, Rableri onlardan iyice haberdar olacaktır.

Etiketler:, , , ,

Buda – Her ağaç Tanrıların bir selamıdır…

Hayat, Kitap Yorum Yok »

Bugün kitabı okurken bir kısım o kadar hoşuma gitti ve o kadar Gezi parkı olaylarını düşündürdü ki, alıntı yapıp burada saklamadan edemeyeceğim;

Koruluk ruhların mekanıdır. Ruhlar bu mekanda güven duyar. Evrene ait ne varsa hepsi de simgesel olarak ormanda bulunur. Ağaçlar bebekler gibi doğar, büyür ve ölürler. Ama ruhları başka ağaçlara geçer.

Her ağaç birbirini tanır; her ağaç birbirine dayanarak varlığını sürdürür. Onlar aynı gök ve aynı toprağı ilahi bir adalet ile paylaşıp kardeşçe yaşarlar. Toprak, gök ve güneş hepsine yeter.

rainbow tree 300x212 Buda   Her ağaç Tanrıların bir selamıdır...

Devamını Oku…

Etiketler:, , ,

Her şey akıyor…

Hayat Yorum Yok »

Bu aralar her şey bir arada. Acı, tatlı, neşe, merhamet, umut, sevinç, nefret, kin…Bazen yolda giderken önümdeki birinin yaşlı bir satıcıya para verdiğini ve karşılık istemediğini görüyorum, yaşlı teyzenin giden kadının arkasından gülüşünü görüyorum, samimi. İhtiyacı olan şey para, ne yazık ki…Sonra gerçekten dinimizi doğru şekilde yaşamayı, uygulamayı öğrenseydik böyle mi olurdu diyorum. Daha eşit, daha haklı, daha özgür bir dünya hayal ediyorum. Hayal ettikçe bir yerlerimde, derinlerde kalbim çok acıyor. Artık daha net görüyorum, her şey, herkes sürekli değişiyor, tutmak, durdurmak mümkün değil. Gördüğüm gözler aynı ama farklı görüyorlar bugün her şeyi.

Ve bu küçük dünya içinde ben…Mesnevi, tasavvuf, Budizm, Buddhanın hayatı, Kuran-ı Kerim okudukça değişen ben…Her gün birileri kükreyerek dini anlatmaya çalıştıkça, hamilelere, kürtaj yaptırmak zorunda kalanlara, başörtülü olmayışlarına taktıkça, o nefretlerini daha da fazla hissediyorum. Aynı nefreti hissetmemeye çalışıyorum, neden bu duyguların geldiğini düşünüyorum hep. Nasıl her şeyi saptırıp, ne kadar kul hakkı yediklerini, nasıl kendi çıkarları için konuştuklarını, nasıl ana fikri unuttuklarını düşünüyorum hep. Ana fikir tüm insanları oldukları gibi sevmek değil miydi? Sevmeyi nerede bıraktılar acaba? Her şeye karıştıkça böyle nefretle dolu birileri, birde hakkını arayana binlerce haksızlık yapıldıkça, serbest bırakıldıkça insan öldürenler, kaçıp gidesim geliyor. Yine de haklı nedenler aramaya, kendimi onların yerine koymaya çalışıyorum, yok, olmuyor, bulamıyorum, yapamıyorum. Doğum travmasını bu kadar düşünürken, çocuğumun geleceği bu kadar belirsiz, onu hiç düşünmüyorum. Tekrar sorguluyorum çocuk yapmalı mıyım acaba diye…Zihin hayır dese de, kalp bir bebek gördüğü anda tekrar deli gibi istemeye dönüyor.

Karmaşığım işte karmakarışık yine…Kayboluyorum, yanıt bulmaya çalışıyorum, arıyorum, hep arıyorum…

Ölmeden Önce…

Hayat Yorum Yok »

Ölecek miyim nedir? Hayattan sıkıntımı yapacaklar listesi oluşturarak gidermeye karar verdim son 2 gündür. Şimdi onlara karar verip, teker teker yapmak var sırada…

Bu arada tabii, günler geçti…Hala gezi parkı olayları devam ediyor. Kalbimde; bu olayların hiç dinmeyeceğini, bunların hep tomurcuklanıp ülkeyi bir yerlere götüreceğini söylüyor. İnanıyorum.  Tabii yogada beni fazlasıyla rahatlattı bu dönemde. Bir ara dizlerimi bir daha düz yapamayacağım herhalde dedim içimden, ama ilk iki yoga dersinden sonra oldukça rahatladım. Özellikle Zeynep Çelen hocanın söyledikleri iyice düşünülmesi gereken şeyler oldu benim için…Yoganın; o halde kalma olduğu, insanın belirsizliğe dayanamadığı, aklın hep bilmek istediği, aslında hiç bir şeyi bilemediğimiz gerçeğini kabullenmemiz gerektiğini söyledi. Haklı.

Neyse gelelim listemize;

Devamını Oku…

Elif Şafak-Aşk

Genel, Hayat, Tasavvuf 1 Yorum »

Aşk kitabını okuyorum. Nicedir çok yanlı yaklaştığımı düşünüp, denemeye karar verdim. Gerçeğe uygun ya da değil, tarihi ya da değil, umurumda değil. İçinde bulunan anlamlar çok daha fazla düşündürmeli insanı…Bundan sonra Mesnevi’yi okuyacağım…

Genel olarak bilmediğim şeyler söylemese de en çok hoşuma gidenler şöyle:

Shams ud Din Tabriz 1502 1504 BNF Paris 209x300 Elif Şafak Aşk

  • Ella için zaman gelecek demekti. Gününün dikkate değer bir kısmı sonraki seneyi, sonraki ayı, günü hatta sonraki anı planlayarak geçiyordu. Alışverişe çıkmak, bulaşık makinesini tamir ettirmek gibi gayet süfli işler dahi bundan payını alıyor, en ufak ayrıntı planlanıp, titizlikle hazırlanmış listeler ve takvimler şeklinde çantasının içindeki yerini alıyordu.

Oysa Aziz için zaman şu an demekti. “Şimdi” dışında her şey bir yanılgıdan ibaretti. Aynı sebepten ötürü, aşkın ne “gelecek planları” ne “dünün hatıraları” ile ilgisi olduğuna inanıyordu. Aşk sadece şimdi ve buradaydı.

Sufiyim. Vaktin oğluyum. Şimdi’nin çocuğuyum…” yazmıştı bir seferinde…….

Devamını Oku…