Hamilelikte 29. Hafta ve Sürpriz!

Annelik&Hamilelik Yorum Ekle

Doğumgünümün ardından ilk defa 1 aylık doktor kontrolüm aram olduğunda güle oynaya gittiğimiz doktorumuzdan büyük bir şaşkınlıkla döndük. Doktorum başından beri hem vajinal muayene hem de karından muayene yapıyor ve rahim ağzı boyunu ölçüyordu. Rahim ağzı boyu ölçümü, özellikle Amerikan ekolünü takip eden, benim doktorum gibi doktorlar, tarafından erken doğuma tehdidine karşı alınmış bir önlem. Rahim ağzını hamileliğin başından yaklaşık 30. haftaya kadar ölçüyorlar ve bu ölçümle erken doğum olabilme ihtimalini azaltıyorlar.
Ve o gün, sanıyorum son muayene olacak kişi bendim. Levent bey, daha vajinal muayeneye başladığı anda rahim boyum biraz kısalmış mı sanki deyiverdim gördüğüm görüntü karşısında. E tabii normal değil mi bu haftalarda deyip Levent beye döndüğümde suratında anlamsız bir ifade vardı. Kanaman oldu mu dedi, yooo dedim, krampların var mı, yoo, belim ağrıdı çok haftasonu 3 gün boyunca ama bugün geleceğim diye size söz etmedim, zaten normal herhalde yani sonuçta hamileyim dedim. Normal muayene için beni hemşiresiyle bırakıp içeri gitti ve geri döndüğünde Doruğu çağırdı. Hilal dedi bebek gayet iyi durumda. Kilosu 1315 gr ve boyu 37 cm civarında. Ancak rahim boyunun uzunluğu oldukça kısa bu yüzden seni istirahata almam gerekiyor. Rahim boyum 1 ay önceki ölçüme göre 4 cmden 1.9 cme inmiş. Bu durumda olması için sancı çekmiş ya da doğum yapmış olman lazım. Ufak bir şaşkınlık yaşadım evet, durumu kavrayamadım, önemli değildir yahu dedim, gene benim doktorum abartıyor herhalde diye düşündüm. Nasıl olsa Umay’ıma bir şey olmayacak değil mi doğsa bile dedim. Yok olmaz ama bu haftalarda doğan bebekler bir çok sorunla karşılaşırlar dedi. Hemen NST çekelim, bende size içeride neler yapacağımızı anlatayım dedi. Peki dedim. İlk kez NST çekilecektim icon smile Hamilelikte 29. Hafta ve Sürpriz! Bu arada nabzım 76,  tansiyonum 10/6 Kilom ise 71 idi, hamileliğin başından beri, 7 kilo almıştım.

NST odasında durumun vehametini yavaş yavaş kavramaya başladım. 2 hafta boyunca evden çıkmayacak, yataktan kalkmayacak, mümkünse sadece tuvalete, yemek için ise sadece yatar pozisyona kalkacak, yatağın ayak ucunu yükseğe kaldıracaklar ve ben eğimli bir şekilde yatacaktım. Aman tanrım, kabus!!!, ama diğer yandan çokça yorulan ben için dinlenme fırsatı. Yine de Umay’ım için her şeyi yaparım. Bir yandan Doruğun toplantısı yüzünden randevumuzu bir gün önceye çekmiştim. Normalde 6 mayısta olacak randevuyu 5 mayısa almıştık ki, sevgili baba adayımız Umayımızı görebilsin. İyi ki öyle yapmışız.

Doktorum NST odasında arka arkaya ilaçları ve kullanımlarını saymaya başladı. Bu arada NSTye bağlı ben kızımızın kalp atışlarını dinliyor, tekmeledikçe ve döndükçe düğmeye basıyordum. İki iğne yapıldı hemen. Biri progesteron diğeri ise ciğer geliştirici Celeston adlı iğne. Eğer Umay doğarsa, solunum problemi yaşamasın ve cihaza bağlanmasın diye olabilecek tüm çözümleri doktorum sıralıyordu. İğnenin 2. sini ise tam 12 saat sonra olmam gerekiyordu. İğne vurabilen herhangi biri aslında vurabilir demişti Doktorum. Sağlık ocağına gidip ebeye vurdurtabilirdim ama doktorum eve gelemez mi biri diyordu. Bilmiyorum.

Diğer yandan Doruğu ilaç aldırmaya gönderdiler. Bende gelince ve doktorum ilaçları nasıl kullanacağımızı saymaya başladığında nolur yaz hiç biri aklımda kalmayacak dedim. Günde 4 kez Nidilat, 3 kez progestoren, 2 kez magnezyum, 8 saatte bir Augmentin ve her gün Neo penotran vajinal fitil alacaktım.Bu arada Endol anal fitilde vardı kullanmadığım, onu da her ihtimale karşı tutacaktım ve doktorum kullanmam gerekirse haber verecekti.

İyi tek bir şey var dedi.Bunun  mekanik bir kısalma olması ve biz bastırdığımız halde (göğüslerin hemen altından hemşire bastırıyor ve doktorum tekrar ölçüm yapıyordu) daha fazla kısalma olmamasıydı.

Doktorum sorular soruyordu, annen seni erken mi doğurmuş, hayır aslında 5 saat sancıdan kardeşimi ise 1 saat sancıdan sonra doğurmuş. Evde doğmadın yani değil mi hastaneye yetişmişler, evet yetişmişler ama annem 20 yaşındaydı o zaman dedim. Yani bu genetik bir erken doğum tehdidi değil. Evet teşhisim erken doğum tehdidi idi. Hiç aklımın ucundan geçmeyen bir ihtimal başıma gelmişti. Ama neyse ki doktorum bunu farkedecek bir profesör ve bebeğim doğsa bile yaşayabilecek haftalara gelmişti. Kendime Polyannacılık oyunu oynamaya başladım. Biliyorum moral herşeyden daha önemli böyle durumlar için. Moralimi bozmayacağım sadece biraz dinleneceğim diye düşünüp kendimi avuttum ve öyle boş boş çıktığım işyerimden 2 hafta kesin yatak istirahati raporumla ayrıldım.

Doktorum 17 Mayısa randevu verdi ve umarım en azından daha fazla kısalmaz en azından aynı ölçüyü alırız dedi. Bu arada böyle durumlar yaşadığı halde günü geçen hastaları bile olduğunu ama kesin kes onun direktiflerine uymamız gerektiğini tembihleyerek bizi eve gönderdi.

Çıktığımda kocamın adana dürüm yeme hayali ve her doktordan çıktığımızda fulyadan beşiktaşa keyifle yürüyüşümüz suya düştü. Dorukla taksiye atlayıp eve döndük sadece.

Bakalım Umay bize daha neler gösterecekti.

Bu arada Umayımızın ölçümleri:

BPD: 7.74 cm –  (BiParietal Diameter) – (başın kulaklar üzerindeki bölümünden ölçülen çapı)

OFD: 8.9 cm – (Occipitofrontal diameter) – (başın uzunlamasına çapı)

HC: 26.61 cm –  (Head Circumference) – (kafa çevresi)

AC: 24.7 cm – (Abdominal Circumference) –  (karın çevresi)

FL: 5.41 cm – (Femur Length) – (uyluk kemiği uzunluğu)

Kilo: 1315 gr.

Boy: 37 cm

EDD (AUA): 18.07.2014 – artık ne önemi kaldıysa icon smile Hamilelikte 29. Hafta ve Sürpriz!  (GA-AUA – Gestational age – Average ultrasond age)

 

 

 

 

 


Etiketler:, , , ,


Yorum Bırak