Elif Şafak-Aşk

Genel, Hayat, Tasavvuf Yorum Ekle

Aşk kitabını okuyorum. Nicedir çok yanlı yaklaştığımı düşünüp, denemeye karar verdim. Gerçeğe uygun ya da değil, tarihi ya da değil, umurumda değil. İçinde bulunan anlamlar çok daha fazla düşündürmeli insanı…Bundan sonra Mesnevi’yi okuyacağım…

Genel olarak bilmediğim şeyler söylemese de en çok hoşuma gidenler şöyle:

Shams ud Din Tabriz 1502 1504 BNF Paris 209x300 Elif Şafak Aşk

  • Ella için zaman gelecek demekti. Gününün dikkate değer bir kısmı sonraki seneyi, sonraki ayı, günü hatta sonraki anı planlayarak geçiyordu. Alışverişe çıkmak, bulaşık makinesini tamir ettirmek gibi gayet süfli işler dahi bundan payını alıyor, en ufak ayrıntı planlanıp, titizlikle hazırlanmış listeler ve takvimler şeklinde çantasının içindeki yerini alıyordu.

Oysa Aziz için zaman şu an demekti. “Şimdi” dışında her şey bir yanılgıdan ibaretti. Aynı sebepten ötürü, aşkın ne “gelecek planları” ne “dünün hatıraları” ile ilgisi olduğuna inanıyordu. Aşk sadece şimdi ve buradaydı.

Sufiyim. Vaktin oğluyum. Şimdi’nin çocuğuyum…” yazmıştı bir seferinde…….

  • İşte bu kontrol edemeğimiz kısma Sufiler “beşinci unsur” adını verirler. Ateş, toprak, rüzgar ve suyun yanı sıra dünyayı şekillendiren beşinci unsur: Boşluk. Açıklanamaz, denetlenemez, dolayısıyla gerilla taktiği uygulanamaz boyut. Biz insanlar bu unsuru tam olarak kavrayamasak da varlığının farkındayız. Teslimiyeti bilmediğini söylemişsin. Eğer bundan kastettiğin hiç irade ya da direnç göstermemek, fikir beyan etmemek ise, bende buna inanmıyorum. Benim teslimiyetten anladığım beşinci unsura riayet etme gerekliliği.
  • “Mazi bir girdaptır. Fark ettirmeden içine çeker” dedi. “Halbuki sana lazım olan bir tek şu andır. Şu anın hakikatini yaşamaktır aslolan.” Sonumuzu biz bilemeyiz dedi Şems. ” Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir
  • 16. Kural: Kusursuzdur ya Allah, O’nun sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten  kucaklamadan ötekini, Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne layıkıyla sevebilirsin.
  • 14. Kural: Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?
  • Şems: Böylece bir günde, senelerdir sürdürdüğüm gezgin hayatı bırakıp, yerleşik hayata geçtim. Hana yerleştikten sonra ilk iş Konya sokaklarını dolaşmaya çıktım. Her adımda bir başka dil, bir başka din, bir başka adetle karşılaştım. Çingene çalgıcılara, Arap seyyahlara, Hıristiyan hacılara, Yahudi tacirlere,  Budist rahiplere, Frenk ozanlara, Çin-i Maçin’den canbazlara, Hintli yılan oynatıcılarına, efsunperver Mecusilere ve Urum feylesoflarına denk geldim. Köle pazarlarında teni süt beyaz cariyeler gördüm ve bir de şahit oldukları onca zulümden dilleri tutulmuş irikıyım siyahi harem ağaları. Ellerinde hacamat zemberekleri ile bekleşen gezgin berberlere, billur küreli kahinlere ve ateş yutan sihirbazlara rastladım. Kudüs’e gitmekte olan hacılar, son Haçlı Seferleri’nden kaçkın serseri askerler vardı yollarda. Ceneviz lisanı, Frenk lisanı, Yunanca,  Farisi, Türkçe, Kürtçe, Arapça, Ermenice, Süryanice, İbranice ve hangi lisana ait olduğunu bilmediğim envai çeşit lehçede konuşuyordu ahali. Bitmek bilmez farklılıklarına karşın bu insanların hepsinde ortak bir şey vardı: Aynı tamamlanmamışlık hali. Her biri yapım süreci devam eden birer eserdi.




One Response to “Elif Şafak-Aşk”

  1. yusuf diyor ki: | Cevapla

    Mesnevi ye yeni baslayacaklara Kenan Rifai nin tercumesini oneririm.

Yorum Bırak